Oyun ve Oyuncak


Oyun, çocukların hayatında oldukça önemlidir. Oyun, sadece eğlenmeye değil, çocuğun birikmiş enerjisini, içindeki öfkeyi sağlıklı bir şekilde yansıtmasına, duygularını, ihtiyaçlarını ifade etmesine yarar. Oyun çocuklarda yaratıcılığı destekler ve onların hayal dünyasını geliştirir.

Oyun çocukların en önemli işidir.  Çocuklar günlük hayatta öğrendiklerini oyun yolu ile deneyimler ve öğrenme süreçlerini hızlandırırlar çünkü oyuncaklar çocukların renkleri, sayıları, şekilleri, boyutları öğrenmesini de sağlar. Arkadaşlar ile oynanan oyunlarda da çocuklar sosyalleşir, işbirliğini, kurallara uymayı öğrenirler.

Oyunlar çocuğun yaşına, cinsiyetine, çevresine göre farklılaşır. Bebekliğin ilk aylarında hareketli nesneleri izleme oldukça yoğundur. Bebek geliştikçe etrafındakileri yakalamaya, ağızlarına götürmeye başlarlar. Çocuklar büyüdükçe oyunlar karmaşıklaşır, önce kendi başlarına oyun oynamayı tercih ederler, ardından arkadaşlar ile bir arada dururlar ancak yine de tek başlarına oynarlar, ilerleyen dönemlerde ise birlikte oyun kurmaya başlarlar. Oyun özellikle 0-6 yaşta oldukça önemlidir ve çocukların oyunları onların gelişimlerini izlemek için de önemli bir veri oluşturur.

Oyuncak seçimi yaşa, cinsiyete, kültüre göre değişim gösterir. Oyuncakların en önemli işlevi, çocukta var olan yeteneklerin ortaya çıkarmalarını sağlamalarıdır. Bununla birlikte çocuk için önemli olan oyuncak değil oyundur. Kum, su, tahta parçaları, yapraklar vb. birçok şey oyunun ortaya çıkmasını ve yaratıcılığın gelişmesini sağlar. Oyuncak seçiminde en önemli özellik çocuğun yaşına ve gelişimine uygun olması, ve keyif almasını sağlamasıdır. Oyuncağın pahalı ve donanımlı olması yararlı olduğunu göstermez. Bir oyuncakta önemli olan çocuğun yaratıcılığını geliştirmesi, duygusal ihtiyaçlarını yansıtmasına yardımcı olması ve problem çözme becerisinin gelişimini destekleyici olmasıdır.

Günümüzde bilgisayar ve televizyon çocukların hayatında oldukça önemli bir hale gelmiştir. Bu araçlar çocukların farklı bilgiler öğrenmelerini sağlamalarına rağmen bilinçli kullanılmadıklarında zararlı olabilmektedirler. Saatlerce bilgisayar ve televizyon karşısında olan çocukların duygusal ve sosyal gelişimlerinin geciktiği, kişiler arası iletişimlerinin azaldığı ve aile içi ilişkilerin kötüleştiği bilinmektedir. Bu araçların yararlarını ve zararlarını göz önünde bulundurarak çocuğa sınır koymak gerekir. Bu durum da bize anne baba tutumlarının önemini bir kez daha göstermektedir.  Önceliği sosyal ilişkiler ve çocuğun gelişimsel özelliklerini destekleyici çalışmalara vererek bu tür araçlar çocuğa  sınırlı bir zamanda sunulmalıdır. Bu şekilde oluşturulan yaşam düzenine gerekirse tüm aile bireylerinin uyum sağlaması gerekmektedir. Çünkü çocuk yetiştirmek emek ve fedakarlık gerektirir.

Paylaş