Yeni Eğitim Döneminde Sınırlarınızı Belirleyin

Uzman Psikolojik Danışman Aslı Sazcı

 

Yeni eğitim-öğretim döneminin başlangıcında anne-babalar için önemli olan bir konudan konuşmanın tam zamanı: Sınırlar

Bu sınırlardan ilkini çocuğunuza karşı belirlemelisiniz. Okula giden ve öğrenci olan o, siz değilsiniz. Bu nedenle şu noktalara dikkat etmeniz hayatınızı kolaylaştıracak, mutluluk seviyenizi arttıracaktır.

1. Kullandığınız dili fark edin:  “Ödevimizi yapalım, hadi bakalım iki sayfamız kaldı, öğretmenimiz bugün çok kitap okuduk.” gibi çoğul ekleri kullanarak konuşmayın. Çünkü bu dili kullanmak çocuğun bireyselleşmesini engellemek anlamına gelir. Ayrıca sizin zaten birçok sorumluluğunuz varken bir de öğrenci olma sorumluluğunu yüklenmeniz sizi yorar.

2. Sorumlulukları belirleyin: Çocuğun çantasını onun için hazırlamak, okul kıyafetlerini arkasından toplamak gibi sorumlulukları onun adına yapmayın. Bu sorumluluklarını yerine getirmesi için evde ortak yaşam alanlarınıza dair ekstra s orumluluklar verin. Unutmayın sorumluluk duygusu ailede kazanılır. Okula yeni başlayacak çocuklara ödev sorumluluğunu kazandırmak veya henüz bu sorumluluğu gelişmemiş çocuklar için ise anne/babanın rehberlik etmesi önemlidir. Ödev zamanının birlikte belirlenmesi, çalışma ortamının hazırlanması, yardım isteyebilecekleri zamanların konuşulması işinizi kolaylaştıracaktır. 

3. Problemleri siz çözmeyin: Okulda öğretmeni veya arkadaşları ile olan sorunlarda hemen telefona sarılmayın veya okulun yolunu tutmayın. Çocuğunuza sorular sorarak problemi çözmesi için rehberlik edin. Aksi halde kendini savunamayan bir çocuğa sahip olabilirsiniz. (Tabi ki yaşanan sorunun sıklığı ve şiddeti yoğunsa o zaman devreye girebilirsiniz.)

4. Öğretmeni olmadığınızı hatırlayın: Çocuğa ödevini hatırlatmak, onunla birlikte hatta bazen onun adına ödev yapmak, ödevini unuttuğunda öğretmeninden veya sınıf içi iletişim gruplarından ödevi istemek gibi davranışlardan uzak durun. Tabi ki ödevini unuttuğunu kendisi hatırlayıp sizden aracı olmanızı istiyorsa orda destek olabilirsiniz. Önemli olan çocuğunuzun sorumluluğunu hatırlaması ve kendi çözümünü bulması. Çocuğunuzun akademik başarısı sizin için ve onun için önemli olabilir ancak hayat başarısı sadece akademik başarıdan oluşmuyor.

5. Anne/Baba olduğunuzu hatırlayın: Çocuğunuzun evdeki kısıtlı zamanda onun duygusal ihtiyaçlarını karşılayacak bir anne/babaya ihtiyacı var. Ama siz evdeki kısıtlı sürenizi okulun/derslerin nasıl geçtiğini, ödevi olup olmadığını sorarak geçiriyor, onunla oyun oynayamıyor, duygularını fark edemiyorsanız çocuğunuz kendini yalnız hissedebilir, anlaşılmadığını düşünebilir ve dolayısıyla sizden uzaklaşabilir.

6. Olumlu okul algısı geliştirmesine destek olun: Bu kısım bu sene ilkokula başlayacak olan çocukların anne babaları için. Çocuğunuz okula başlayacağı için heyecan ve belirli bir düzeyde kaygı duymanız normaldir ama fazlası da zararlıdır. Sürekli çocuğunuzla okul ile ilgili konuşmak, nasihatler vermek, okulun nasıl geçtiğine dair sorular sormak, başarıya vurgu yapmak, ödevler hakkında konuşmak çocuğun okul algısını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle sorularınızı ödev-ders odaklı değil yaşantı odaklı sormanız iyi olabilir. “Bugün en çok seni ne mutlu etti, en çok neye güldün, kime yardım ettin? gibi.

 

Sınırların ikincisi ise öğretmenler ve diğer velilere karşı belirlenmeli. Şöyle ki:

1. Öğretmen olmadığınızı hatırlatın: Öğretmeni size ödevlerinin eksik olduğunu, tamamlamanız gerektiğini, matematik çalıştırmanız gerektiğini vb. söylediğinde sizin anne/baba olduğunuzu öğretmenine hatırlatın. Ayrıca siz de öğretmenin sınırlarını bilin ve onun alanını ihlal edecek girişimlerde bulunmayın.

2. Diğer veliler ile yarışa girmeyin: İletişim gruplarında veya aile görüşmelerinizde çocuğunuzun notları, akademik başarısı, ödev yapıp yapmadığı ile ilgili konuşmalardan uzak durun. Sizin o veli ile yaptığınız konuşma, muhakkak o velinin evinde de yapılacaktır, çocuğunuzun arkadaşı olan o çocuk bunları duyacak ve başarılı- başarısız çocuk etiketlerine sahip olup sosyal ilişkilerini ona göre şekillendirecektir.

 

Anne/babaların, çocukların ve öğretmenlerin kendi rollerini gerçekleştirebildikleri bir eğitim dönemi dilerim. 

 

Paylaş