Öfkemi Kontrol Edemiyorum!

Uzman Psikolog Selin Alpanda

  Duyguları ifade etme; bireylerin rahatlamasına, yaşadıkları problemleri biriktirmemesine yardımcı olur. Tüm gelişim sürecinde duyguları tanıma, ifade etme becerilerinin kazanılmış olması önemlidir. Duygularını ifade etmekte zorlanan bireyler kişiler arası ilişkileri ve iletişim becerilerini sağlıklı şekilde sürdürmede başarılı olamayabilirler. Duygular öğrenilerek kazanılacağı gibi içgüdüsel olan duygularımız da vardır. Örneğin öfke duygusunun hem öğrenilmiş hem de içgüdüsel bir duygu olduğunu söyleyebiliriz. Yeni doğan bir bebek bile annesinin memesinden süt gelmediği zaman uyarmak için annesinin memesini ısırır. Bu öğrenilmiş değil içgüdüsel bir davranıştır. Bu örnekten yola çıkarak öfkenin normal, herkes tarafından hissedilen, vazgeçilmesi güç, bireye güçlü olduğunu hissettiren bir duygu olduğunu söyleyebiliriz. Sözel veya sözel olmayan şiddet, öfke duygusu ile baş etmekte zorlanıldığı zaman ortaya çıkar.


Çocukluk döneminde öfke kontrolsüzlüğü sık karşılaşılan problemlerden biridir. Bazen hiperaktivite ile karıştırılır. Öfke duygusu, küçük yaşlardan itibaren paylaşım sorunları, kıskançlık, anne-baba tutumları vb. nedenler ile kendini göstermeye başlar. Çocuk her ortamda öfkeli olabileceği gibi okulda sakin, evde öfkeli veya tersi durumlar da ortaya çıkabilir. Duygularda yaşanan bu tutarsız grafik ilgi çekicidir.

 Öfke duygusu ile baş edebilme becerisinin kazanımı oldukça önemlidir. Bu becerinin kazanılmasında ebeveynlere düşen rol çok büyüktür.  Çocuk anne-babayı gözleyen bir penceredir. Bu nedenle anne-baba olarak evde çocuğa uygun modeller olmak çocuğun duyguları ile baş etme taktiklerini öğrenmelerindeki ilk aşamadır. Çocuk, anne-babası mutlu olduğu zaman sevincini nasıl gösterdiğini, kızdığı zaman bu duygusunu nasıl ifade ettiğini gözlemler ve zamanla bu davranış kalıplarını içselleştirebilir. Çocuk evden çıkıp  çevreye doğru açılmaya başladığında yeni modellerle karşılaşır, kendine örnek aldığı davranışları göstermeye başlar  veya ilgi çekmeye yönelik yeni davranışlar edinebilir. İlgi tüm çocukların temel ihtiyacıdır ve çocuklar ister olumlu, isterse olumsuz davranış kalıplarını kullanarak ilginin kendi üzerinde olması için çabalar ve yeni öğrenmeler gerçekleşir.

 Zaman zaman çocuklar öfke duyguları ile baş etmekte zorlanırlar ve uyum-davranış problemleri yaşayabilirler. Öfke kontrolünde davranışı başlatma- durdurma, dürtülerini kontrol etme, motivasyon, farkındalık  gibi bir çok işlev ile ilgilidir. Öfke kontrol edilemeyince çocuk saldırganlık davranışı gösterebilir, okuldan, mahalleden sürekli şikayetler gelmeye başlar.  

 Çocuklar yaşadıkları bu olumsuz duygunun nedenini biz yetişkinler gibi konuşarak ifade etmekte ve çözmekte zorlanırlar. Öfke yaşayan çocuğa öfke ile tepki vermek öfkeyi söndürmez aksine pekiştirir. Önemli olan çocuğun yaşadığı bu olumsuz duyguyu kabullenmek ve ona yön göstermektir. Bu aşamada öfke problemi yaşayan çocuğun öfke duygusunun temelinde yatan etmeni bulmak ve bu duygusu ile baş etme becerilerini kazandırmak için psikolojik destek alınması çok önemlidir. Yaşanılan problem çocuğun sosyal ilişkilerini, eğitim başarısını da olumsuz yönde etkileyebilir. Terapötik süreç çocuğun davranışının altındaki nedenini anlamayı kolaylaştırır ve problem çözme becerisini geliştirir.  Ancak bazen terapötik çalışmalar yetersiz kalabilir ve medikal destek verilmesi şart olur. Bu nedenle çocuklar böyle bir problem yaşadığında bunu dikkate almak nöropsikiyatrik, psikolojik değerlendirmesini yapmak geleceğe sağlam adımlarla ilerleyen bireyler yetiştirmek için önemlidir.

 

Uzm. Psk. Selin Alpanda

Paylaş




 E-Posta Aboneliği




 Etkinlik Takvimi

Beyin ve Çocuk